
Son zamanlarda gerek özelde, gerekse kamuda birçok kişi ve kurum basit bahanelerle, aslında kendileri ve kurumları için çok küçük bedeller teşkil eden harcamalardan kaçınma yoluna gidiyor.
Nedir bu küçük bedelli harcamalar; örneğin bizim de içinde bulunduğumuz gazete, dergi, internet abonelikleri ve reklamları...
Ulusal gazetelerin bile günlüğü 15 lira olduğu, bir ayda 450 lira ve bir yılda da beş bin 400 lira tutan abonelikten çeşitli bahaneler ileri sürerek kaçınmak, reklam vermeyi bırakmak çok basit tedbirler değil mi?
Yaptığı çalışmaları, faaliyetleri, duyuruları kamuoyuna ulaştırmak için tanıtımlar yapmayı, lansman düzenlemeyi, kahvaltılı veya yemekli toplantılar düzenlemeyi ihmal etmeyen bu kişi, kurum ve kuruluşlar; basına veya basın mensuplarının bağlı olduğu gazete, dergi ve internet sitelerine niye abone olup reklamla-ilanlarla desteklemeyi akıl etmezler?
Ellerine geçirdikleri "tasarruf tedbirleri uygulaması" başta olmak üzere değişik bahanelere sığınarak, kendileri, şirketleri, kurum ve kuruluşları için yaptıkları açılışlarda haberlerini yapan gazete, dergi ve internet sitelerini kendilerine mecburmuş gibi hissettirirken; o açılış ve organizasyonlar için yüklü bütçeler harcadıklarını niçin yok sayarlar?
Öte yandan; bu açılış ve organizasyonlarda kendi oda, başkanlık ve kurumlarını ilgilendirmemesine rağmen birbirlerini ezerek hazırlanan makaslardan kaparak ön planda olmayı tercih eden STK başkan ve temsilcileri de kendi harcırahlarını, huzur haklarını görmeyerek gazete, dergi ve internet sitelerine destek olmak için reklam-ilan vermekten niçin kaçınırlar?
Kendileri siyasetçilerle kol kola gezip gazete, dergi ve internet temsilcilerini belli bir kaba sokmak için gayret gösterenler de magazinvari haber ve yayınlarla kendilerine kamuoyunda yer bulmaya çalışırken; iş yine gazete, dergi ve internet sitesi aboneliği ile reklam-ilana gelince niçin hemen bütçelerinde böyle bir harcamanın bulunmadığını bahane ederler?
Sanırım bahane konusunda bu kadar bilgi ve giriş yeterlidir diye düşünüyor; bundan sonra gazete, dergi ve internet sitelerine reklam-ilan vermenin artacağına inanmak istiyorum.
Çünkü; başarı sağlamak, kendisini, kurum ve kuruluşunu daha üst seviyeye çıkarmak; aslında o ilçedeki, o ildeki kısacası o bölgedeki gazete, dergi ve internet sitelerine reklam-ilan verilerek mümkündür.
Öyleyse; belediye, şirket, oda ve benzeri sivil toplum kuruluşlarının gazete, dergi ve internet sitelerine abone olup reklam-ilan vermeyi tercih etmelerini beklemek daha doğru bir hareket olacaktır kanaatindeyim.
Ancak; bu gazete, dergi ve internet sitelerinin resmi kayıtlarını yaptırmış, Cumhuriyet Savcılıklarından başlayarak bulundukları yerdeki idari mülki amirlikler ile Basın İlan Kurumuna kayıtlı olmaları ise resmiyet ve ciddiyet açısından gereklidir.
Geçtiğimiz birkaç haftadan itibaren basın mesleğine yeniden itibar gelmesi ve basın organlarının da abonelik, reklam-ilanlarla desteklenmesi ile ilgili yazılar yazmaya zaman zaman devam edeceğim.
Yeni bir ayla birlikte Mübarek Ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde siz değerli okurlarıma sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler dileyerek; Allah'a emanet ediyorum.