
Son yazılarımda hemen hemen tüm ülke genelinde yaşanan basın mensuplarının kendilerine ait bir oda çerçevesinde örgütlenememesini ele alarak “tasarruf tedbirleri” denildiğinde ilk akla gelen sektör olduğuna ve özellikle de reklam-ilan gelirlerinin azaldığına değiniyorum.
Bu hafta da basın mensuplarının kendilerine ait bir “Esnaf Odası” neden kurulamadığından yola çıkarak; birçok açılış ve organizasyonlarda kendi oda, başkanlık ve kurumlarını ilgilendirmemesine rağmen birbirlerini ezerek hazırlanan makaslardan kaparak ön planda olmayı tercih eden oda başkan ve temsilcilerinin ne kadar maaş, huzur hakkı veya harcırah aldıkları üzerinde bir değerlendirme yapmak istiyorum.
Ülke genelinde hemen hemen her ilçede birden fazla olan odalara ait oda başkan ve yöneticilerinin de sanki seçildikleri koltuklar (seçim konusuna sonraki yazılarımda ayrıca değineceğim) hayatları boyunca kendilerine tahsis edilmişçesine sahiplenmeleri de ayrı bir konu olarak karşımıza çıkıyor.
Şimdi gelelim bu son dönemde Sivil Toplum Kuruluşu (STK) olma özelliğini kaybettiğine inandığım, oda, birlik ve benzeri kuruluşlarda yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyesi, denetim kurulu başkanı ve denetim kurulu üyesi olarak görev yapan değerli yöneticilerimizin ne kadar maaş, huzur hakkı ve harcırah aldıklarına.
Değerli oda yöneticilerimiz sizce maaş, huzur hakkı ve harcırahlardan hangisini alıyor?
Siz değerli okurlarımız gibi bende çok merak ediyorum doğrusu.
Alınan maaş, huzur hakkı ve harcırahlar bu oda yöneticilerimize yetiyor mu ki, birçok oda yöneticisi her seçimde yeniden aday olup bu görevlerini sürdürmek için kıyasıya mücadele veriyor?
Bir ara bu oda, birlik ve benzeri kuruluşlarda görev alan yöneticiler için getirilen üç dönem ard arda seçildikten sonra tekrar aday olamama durumu da kaldırılmış olsa gerek ki; birçok oda başkanı girişte de ifade ettiğim gibi hayatları boyunca bu makamda kalmaya devam ediyor.
Allah versin. Hiçbir zaman bu oda, birlik ve benzeri kuruluşlarda görev alan başkan ve yönetim-denetim kurulu üyeleri ile sorunumuz olmadı.
Ancak; basın görevlisi olarak bizleri arayan halkın sorularına cevap bulmak adına soruyorum.
Sevgili oda, birlik ve benzeri kurumlarda görev alan yönetim kurulu başkanlarımız ne kadar maaş, huzur hakkı ve harcırah alıyorsunuz?
Aldığınız bu maaş, huzur hakkı ve harcırah için mi bu oda, birlik ve benzeri kuruluşlarda görev almayı sürdürüyorsunuz?
Yoksa sadece bulunduğunuz ilçe, il ve bölgede protokolde yer alıp birçok açılış ve organizasyonlarda kendi odanızı, başkanlık ve kurumlarınızı ilgilendirmemesine rağmen birbirlerinizi ezerek hazırlanan makaslardan kapıp sadece bir fotoğraf vermek uğruna ön planda olmayı mı tercih ediyorsunuz?
Ya da temsil ettiğiniz oda, birlik ve benzeri kuruluş yöneticiliğinden siyasette de etkili olmayı mı hedefliyorsunuz?
Yeşilay, Kızılay ve Türk Hava Kurumu (THK) gibi kamu yararına çalışan ve hiçbir şekilde maaş ve huzur hakkı alınmayan bu kurumlar o yüzden mi birer birer bulunduğunuz bölgelerde kapandı?
Asıl sorgulanması gerekenler ön plana çıktığında yok olanlara Nasrettin Hocanın Timurlenk'in huzuruna çıktığında söylediği gibi yaparak "Hünkarım, halk bir filden çok memnun. Bir de eşini istiyor" mu demek gerekiyor?
Cidden ağlanacak halimize gülüyoruz. Sonrasında biz basın görevlilerine niye yazmıyorsun, ya da niye yazıyorsun diye sitem ediyorsun ediyorsunuz?
O zaman bu sorularımı değiştirerek sözlerimi sonlandırıyorum. Sevgili oda, birlik ve benzeri kuruluşlarda görev alan başkan ve yöneticilerimiz maaş, huzur hakkı ve harcırahlarınız az geliyor mu?
Evet. Benden bu haftalık bu kadar.
Sizce hangisi diye tekrar soruyor? Siz değerli okurlarıma sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler dileyerek Allah'a emanet ediyorum.